Günün birinde, bir çiçekle su karşılaşırlar ve arkadaş olurlar.
Çiçek bu arkadaşlıktan o kadarmutludur ki zaman içinde Su'ya aşık olur.
ıçi içine sığmaz olur,ilk kez aşık olmuştur.
Bu sevgisiniherkesle paylaşmak ister,
etrafa güzel kokular saçmaya başlar.
Bir süre sonra Su da Çiçek'e karşı bir şeyler hissetmeye başlar
zamanla far keder ki o da aşıktır. Suda ilk kez aşık olmaktadır.
Sevgisini nasıl anlatması gerektiğini bilememektedir.
Günler birbirini kovalar ve Çiçek
"Acaba Su beni sevmiyor mu" diye düşünmeye başlar.
Su sevmesine rağmen ilgilenmemektedir.
Dayanamaz çiçek bir gün ,
"Seni seviyorum Su" diye seslenir.
Su "Ben de seni seviyorum" diye cevap verir.
Aradan zaman geçer ve Çiçek gene Su'ya, " Seni Seviyorum" der.
Su, "bende seni" diye cevaplar.
Çiçeksabırlıdır... Bekler, bekler, bekler.
Artık öyle bir hale gelmiştir ki, etrafa koku saçamaz olur.
Ve son kez Su'ya " Seni seviyorum" diye seslenir.
Su'da, "Sana söyledim ya, ben de seni seviyorum" der.
Ve gün gelir Çiçek yataklara düşer,
hastalanmıştır artık, rengi solmuş, sararmıştır.
Su'da başında bekler, yardımcı olmak için.
Ama bellidir, artık Çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürür,
Su'ya der ki: "SENı BEN GERCEKTEN SEVıYORUM."
Çok üzülür Su, bir doktor çağırır.
Doktor gelir ve muayene eder çiçeği.
Muayeneden sonra doktor:
"Hastanın durumu ümitsiz, artık elimizden bir şey gelmez."der.
Su, merak eder sevgilisinin ölümüne sebep olacak hastalık nedir diye..
Doktora sorar "Hastalığı nedir?",
Doktor? şöyle bir bakar Su'ya der ki
"Çiçeğin bir hastalığı yok dostum,
bu Çiçek sadece Su'suz kalmış, ölümü onun için." der.
Ve anlar ki Su, sevgiliye sadece "SENı SEVıYORUM." demek yetmemektedir.
Bu sevgiyi göstermek gerekmektedir...
Kaynak:Blogspot.com

