takip et
mobil
SOHBET GİRİŞİ
sohbet girişi
YAZI BİLGİLERİ
8 Kasım, 2016
yorum yok
383 okunma
Yazı Kategorisi : Hikaye
Bir aşk hikayeni yada bir tanışma hikayeni bizimle paylaşmak istermisin ? gönder
Bir aşk hikayeni yada bir tanışma hikayeni bizimle paylaşmak istermisin ? gönder

Sukut-u IkRa

IkRa Trafından Gönderildi


Yalın ayak yürüdüğüm saklı bahçemde bir gün sabahına yine merhaba demekteydim..Penceremden boylu boyunca uzanan asi Karadeniz’in hırçın dalgalarına günaydın dercesine derinden ciğerlerime çektiğim yosun kokusundaki gün bana ne sunar bilinmez ama anacımın demlediği buram buram mis kokan çayından bir bardak içmek için yatağımdan kalkmam gerektiğini bilmekteyim..

Bugün ders çalışma günü ama benim hiç içimden gelmiyor nedense..Aslında durgun görünen ve fırtına öncesi bir sessizliğe bürünmüş olan Karadeniz’i izleyip, masum boş sayfalar arasında kalemimin yumuşak dokunuşlarıyla raks etmek geliyor içimden..Ah benim sabahı karşılayan Bukre zamanım bu sabah seni yine izleyemedim..Özlemişsindir seni izleyen gözlerimi, özlemişsindir yeni bir güne merhaba dercesine sana dilimden dökülen mısraların sihrini..Bukre zamanı diliminde yeni bir günü karşılarken ruhumun huzura erdiğini hissediyorum..Bu öyle bir duyguki anlatması zor anlaması güç..Penceremin önünde sahilde dolaşan insanlara ” sizlerde uzak diyarlardan gelen dağ çiçeklerinin kokusunu hissediyormusunuz..?” demek geldide malesef diyemedim..
Gökyüzündeki martılara ‘ benim içinde bir defacık olsun özgür uçun ‘ demek için neler vermezdim..Gurbet kuşları varmış..Kimbilir benim gurbet kuşum nerelerde belkide özgürce uçmakta..Tek inandığım özgürce ve hür bir şekilde gökyüzünün maviliğinde süzülmekte sanırım..Birgün gurbet kuşum gelirmi ki .. ? Belkide Asi Karadeniz’in hırçın rüzgarları arasından süzülerek pencereme konacaktır..

Odamın kapısının sinir bozan sesiyle başımı kapı tarafına çevirdim..Gelen dünyanın en vefalı kadını olan annemdi..

‘Dila yine daldın hayal diyarında yalın ayak gezmektesin..Hadi kahvaltı hazır kuzum koş gel seni bekliyoruz’ dedi Annem..

‘Geliyorum anacım’ dedim..

Annem hayata tutunmamın tek nedeni.Görkemli duruşuyla hep evlatları için mücadele veren muhteşem varlık.Bu kainatta bize Tanrının sunduğu son lütuf.

Yine döktürmüş Esma sultan.Kahvaltı masasında mis gibi börek ve ocak üzerinde demlenen çayın bütün mutfağı saran kokusu içinde ruhumdaki fırtınaya inat ailemin mutlu bir sabaha kalktığını görmek herşeye rağmen güzel..

Masada herkesi takip ediyorum da.Vefalı abimin bana dolu dolu bakıp göz kırpmasıyla,

‘Bu gece yine saklı bahçende hangi çiçeğe su verdin dila’

Demesi beni hiç şaşırtmadı..Her tebessümün ardına saklanan bir anlam olduğuna inandığım ve sonsuz tebessümleri insanoğluna sunduğum bu koca evrende vefalı abimede küçük bir tebessüm sunmaktan başka birşey gelmedi elimden..

***
Derin düşüncelerimin geceyle buluştuğu o uç noktasındaki veryansın eden yüreğimin bu yaşta fırtınalara bedenimi teslim edişim yormuyor beni.Bedenimi yoran insanların maskeler ardına sakladığı katrana bulanmış ruhları ve bu alemindeki sergiledikleri figüranlar topluluğu..Aslında kolay gibi görünen ama zor olan hayatımda neden ben diyişimin veryansını bu sanırım..
Çayımı yudumlarken içimi ısıtan ardıç kuşlarının göçleri gibi bir göç zamanı yaşayacağımdan eminim..Bu yaşam kıyısında da Mutluluğun banada uğrayacağına ve o mutluluk kavramındaki sevgi denilen ağır yükün bedeli ne olursa olsun vermeye kendimi hazır hissettiğime bilmekteyim..Yanlız kalabalıkların çoğulluğu ardına saklanan tekil bir insanın bedenindeki nefes alışıydı bu hazin dolu yaşamım..

Benim elleri nasırlı güzel anacım evliliğindeki ağır yükleri omuzlarken sadece isteği evlatlarının mutlu olması ve tek derdi bu keşmekeşlikte evlatlarını okutmaktı.Suretindeki herbir çizginin yaşanmışlığı var olsada hala o marur bakışları arasında mücadelesini vermekte.Esma Sultanın evliliğindeki ağır yüklerden avucuna kalan sadece biz evlatları oldu.Babam vefat edeli beş sene olmasına rağmen, annemin babamın ardından gelen kederli hayata tutunma azmi ve biz evlatları için aldığı her nefesin bedelini fazlasıyla ödemiş olmasını görmek bir nebze üzsede bizleri, diyorum ya evimizin as taşı Esma sultan bize Tanrının son lutfu..Babam çok iyi bir adamdı..Adam gibi adamdı..Esma suLtanın göz yaşlarına değecek bir sevdaları olduydu..Her ne kadar erkenden ayrılıkları gerçekleşmiş olsada, bilirimki Esma Sultan ona olan saygısı ve sevgisini içinde köreltmeyecekti..

Anacımın ellerindeki hayatın acı dolu yansıtması olan nasırlardan böreğine vermiş oldugu tadı bu kainatta hiçbir tada değişmem..Her sabah kahvaltıda küçük bir buse kondurmamız ona mutluluk versede bu mutluluğu gözlerindeki bakışlarından görmekteyiz..

Abimle birlikte masadaki peynir tabağında kalan tek bir dilim peynir savaşımız her sabah görülmeye değer..Bu sabah kim kazanacak bu maçı çok merak ediyorum..Göz göze bakarken tek bir hamle ile maçı almalıydım diye düşünmek bile güzel..Anacım kimin galip geleceğini bilmeksizin bizi izlerken bir an göz ucuyla anneme bakmam ve akabinde abimin peyniri alması bir oldu.

”Çok acımasızsın abicik” diyerek şaşkınlığımı saklayamasamda maçı vermiş oldum..

”Yarına daha hızlı ol kuzucuk” demesiyle tebessüm ardına sakladığım ” Birgün ben kazanacağım sende şaşıracaksın” dedim.. Masada bir kahkahadır koptu..Annem yine bu sabah mutluydu ve onu mutlu görmek bizleride mutlu etmişti..Onu mutlu ve güler yüzlü görmek kadar değerli birşey yoktu bu keşmekeşliğin içinde..Bugün içim kıpır kıpır nedense..

Annem bana ” sende bir haller var kuzum hayırdır ” dedi..

”Bilmediğim bir çoşku var içimde Esma Sultan” dedim.. Gerçekten mutlu uyanmıştım hüzne bulanmış koca Karadeniz’in puslu gölgesi içinde..Avazım çıktığı kadar çığlık atasım var adını bilemediğim veya kelimeler diyarından bulup çıkaramadığım tuhaf bir his..Belkide yaza girmenin verdiği bir esintidir bedenimde yankılanan ..

Küçük bir evimiz olmasına rağmen odamın penceresinden koca karadenizin Asi ve maviyle buluştuğunu görmek, içimdeki fırtınanın gölgesinde savrulan bir geminin demir atmaya hazırlanan bir limanının olmayışı bu hüzün dolu hayatımın tek eksiği sanırım..Bazen aynaya bakıp kendimle konuşuyor olmam yada kendime ait karaladığım sonu belirsiz mısralarımdan dökülen kifayetsiz sözlerin bile mana taşımadığı ve bu yaşadığım kainatta boşa kürek salladığımı bilmekteyim..Olsun yinede umud ederek yaşamak ve bu yaşamda mücadelemi en asil bir şekilde vermekten onur duymaktayım..

Bazen düşünüyorum da, küçük bir masal perisi edasıyla tabiyat anadan bana kelebekler diyarından,kurumuş sol yanıma çöreklenecek sevgi mısralarının beynimde rask edişini fısıltılar arasından sonsuz derecede sunulacağını biliyorum..Kendi kendime bazen soruyorum ..Nerden varıyorum bu kanıya..? Çelişkili bir hayatımın olduğu aşikar fakat bu çelişkiler arasından avucuma konacağına inandığım sevgiye dair ne varsa nefes aldığım süresince onun için savaşıp ruhumda olan eksik yanını tamamlayacağm..

Hayat bana ne sunarsa sunsun acı yada tatlı tek bildiğim şey, ömür denilen süreçteki yaşadığım ve yaşayacaklarımdan dolayı tek bir gün keşkelerim olmayacağı.Çünkü ben Esma sultanın kızı dilayım.Esma sultanın tek arzusu olan okumak ve mesleğimde kariyer sahibi olmak olacaktır.

Okumak dedim de sanırım derse kalkma zamanım geldi. Ah diyorum bazen yinede tebessümlerin ardında beynimde raks eden kelimeler topluluğunda boğulmak yerine sanırım ders çalışmaya kalkmam gerekli.
Bu sene Kolejin son senesi.Dersler artık çok yoğunlaştı ve ağır olan latince derslerime daha sağlam asılmalıyım.Bu karmaşık hayatımda hüznüm arasında derslere odaklanamamak üzsede beni,anneme verilmiş bir sözüm var.Okulumu bitirip mesleğimi en iyi şekilde yapmaktı sadece emelim..

Bugün ders çalışmak geçmesede içimden latinceye ağırlık vermeliyim artık.Bu sözcüklere dilim dönmüyor nedense.Masamdaki dağınık ders notlarımı düzene koymalı ve sözcükler hakkında bilgi edinmeliyim.Bilgisayarımdan şu ders notlarım hakkında hem araştırma yapmam hemde dilimin dönmediği kelimeleri ezberlemem lazım.Gelsin bakalım bizim eski emektar bilgisayar.Arada teklesede yinede işimizi görüyor yaşına rağmen.

‘Ad astra’ ne demekmiş bir bakalım.
Hm.. ‘Ad astra yıldızlara doğru ‘ demekmiş.Güzel bir anlamı varmış.

Sayfalar arasında dolanırken bu reklamlardan nefret ediyorum. Bu reklamları neden atarlar hiç bir fikrim yok .Neyin reklamı bu acaba .?

Küçük bir pencereden okuduğum ve hali hazırda devam eden saçma sapan yazımların ne olduğu hakkında hiç bir fikrim yok.Sanki birileri yazıyor diğerleri cevaplıyor.Acaba reklammı yoksa nereye yazılıyor bilmiyorumki.
Yazımmı bende şimdi bilemedim,şaşkın bakışlarımla hala izliyorum.Ne tuhaf insanların yorum paslaşmaları acaba bir sistemle çalışan programmıdır.Çok komik dalga geçiyorlar birbirleri ile enteresan birşey bu.Kafam karıştı en iyisi bir fincan sıcak kahve almayı düşünmemle Esma sultan odamın kapısını açması bir oldu.

‘Ne yapıyorsun kuzum’ diye sordu..

Alel acele önümde ekrandaki sayfamı değiştirdim..Bir korkuyla irkildim nefesimin bir an durakladığını kalbimin hızlıca çarparak anacımın elindeki çayı aldım..

‘Ders araştırıyorum Esma sultan’ dedim..

‘Benim güzel kızım zihnin açık olsun’ dedi..Odamdan ayrılırken aklım hala ne olduğunu bilmediğim gördüğüm o küçük reklamın içeriğindeydi..Çayımı masamın üzerine koyup tekrardan sayfayı açmaya karar verdim..Hala orda tamda yerindeydi ve yine o gördüğüm şakalaşan yorum paslaşmalarına devam ediyorlardı..
Bende yazmaya karar verdim..Nasıl olsa bu programsa eğer ne kaybederimki diye düşündüm..Klavyeye parmak uçlarımı çekinerek dokunup herbir harfin üzerinde geziniyordum..
Sadece ” Merhaba” parmak uçlarımdan dökülüverdi..Bana cevap veriyordular sanki bir sistemin içine dalıvermiştim..

Merhaba
Merhaba
Hoş geldin
o kural yok
anladınmı paşa
anlamıştır umarım
Merhaba Hoş geldin Millet nerdesiniz
hadi çıkın ortaya
dj kanalındayım fidan
By_delii
burası neresi siz kimsiniz benim bilgisayarımda ne işiniz var
daha henüz karar vermedim
kafana gore takıl yaw
PrenSeS ile olanı alırım
 Hoş geldin bu ne diyor bilen varmı 
yok o olmaz
Bana ne
inat degilmi ya olursa

Benim yazılarım Guest234 olarak ekranda görünüyordu..Hala şaşkınlığımı üzerimden atamazken kısa cevaplarla beni karşılıyorlardı..By_delii ” yeni geldin aramıza gel tanış herkesle” demesiylede gözlerime inanamıyordum..Bir müddet yazıştık ve bana nerden nasıl ve nedenleriyle aralarına benide alacaklarını dile getirdiler..

Kalbim yerinden çıkacakmış ellerime düşen çekingen ürkek yazımlarla onlara cevap veriyordum..Birden bütün bedenimi bir korku ile karışık heyecan sardı..Heyecandan bayılacak gibiydim..By_delii denilen kişi bana burdan çıkıp onun verdiği adresten girmem gerektiğini dile getirince biran bile düşünmeden her denileni yapıveriyordum klavyemin tuşlarına yazarak..

Yeni bir sayfa açtım ve arama motoruna verilen adresi girdim..Karşıma görkemli bir şekilde rekler diyarında uçuşan uçurtmalar gibi bir görsellik çıktı.Bu yaşıma kadar görmediğim bir dünyanın içine bir anda dalıvermiştim..Bunlar neydi..? Ben neredeydim..? Hiç bir fikrim yok..Sanki bir rüyada gibiyim ve hayaller ülkesindeki insanların dünyasını izlemekteydim..

Bu nasıl bir programdı ve ben düş misali hangi dünyanın içine dalmıştım..?

Serfinaz düşler ülkesinin marur bakışlı kızı
Yüzünde anlamsız bir tebessüm ile
Gölgesinde kaybolduğun ayak izlerin
Heybende sakladığın pas tutmuş ihanetler..
Ve herşeyi unutmak için çıktığın anlamsız bir yolculuk..

_// Devamı geLecektir..Hatıram oLsun..

( IkRa )

Bir önceki yazımda « makalem var. Okumanızı tavsiye ederim.
ETİKETLERİM :

Benzer Yazılar


Gardiyanların ayak sesleri koğuşun kapısında son buldu, getirdikleri genç ...

YunusEmre
0

Rakı sofrası için zaman, sebep, insan lazımdır. Bu maddeler üzerine biraz ...

KemaL
0

Metroya binmek için gişelere geldiğim de bir gencin bir ...

YunusEmre
2

YORUMLAR




Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?