takip et
mobil
SOHBET GİRİŞİ
sohbet girişi
YAZI BİLGİLERİ
5 Eylül, 2010
8 yorum
1.133 okunma
Yazı Kategorisi : Genel
Bir aşk hikayeni yada bir tanışma hikayeni bizimle paylaşmak istermisin ? gönder
Bir aşk hikayeni yada bir tanışma hikayeni bizimle paylaşmak istermisin ? gönder

Kutsal mesajın indiği gece

Kadir Gecesi, Kur’ân’ın inmeye başladığı için ‘bin aya bedel’ ifadesiyle vurgulanmıştır

Dünyayı ışığa boğan mesajın indiği gece

KADİR GECESİ, dünyanın en büyük değişimini yapan, cihanın üstüne çöken karanlıkları aydınlatan Kur’ân’ın inmeye başladığı gece olduğundan değeri ‘bin aya bedel’ ifadesiyle vurgulanmıştır.

BU GECE KADİR GECESİ

Bu gece mübarek Kadir Gecesi’dir. Kadr; kudret, değer, şan, şeref ve mertebe anlamına gelir. Kadir Gecesi’nin İslâm’daki önemi, dünyanın en büyük değişimini yapan, cihanın manevi ışığı olan Kur’ân’ın o gece inmeye başlamasındandır. Kadr Suresi’nin 1-5’inci ayetlerinde Kur’ân’ın inmeye başladığı bu gecenin bin aydan daha hayırlı bir gece olduğu, meleklerin ve ruhun, Allah’ın buyruğunu indirdikleri ve bu gecenin tan yeri ağarıncaya kadar her bakımdan selam (barış esenlik) gecesi olduğu vurgulanıyor. Bu gece duaların en makbul olduğu gecedir. Bu geceyi coşkulu ibadetlerle geçirmemiz, Allah’tan barış, huzur ve mutluluk istememiz gerekir. Çünkü barış ve huzur en çok muhtaç olduğumuz şeydir.

Kim kaybediyor, kim kazanıyor?

Bir referandum olayı nerdeyse milleti kavga ortamına sürükleyecek. Siyasi partiler birbirlerine ateş püskürüyor. Sözde ateş kes ilan edenler, büyük şehirlerde sokakları kana bulamak için kilolarca patlayıcı maddeleri şuraya buraya sevk ediyorlar. Kardeş kardeşi öldürmek için ellerinden gelen her türlü hainliği yapmaktan çekinmiyor. Kim kaybediyor, kim kazanıyor? Bütün millet, Kürt’ü de Türk’ü de kaybediyor. Kazanan, Türkiye’nin ilerlemesini, gelişmesini istemeyen yüzde dost özde düşman uluslardır.
Yüz milyarlarca dolar terör yüzünden havaya, kavgaya harcandı. Bu paralarla nice fabrikalar kurulur, iş arayan nice insana iş-aş kapısı açılırdı. Eğer bu terör belası olmasaydı şimdi Türkiye gelişmiş batı ülkelerinin düzeyine çoktan ulaşmıştı. Ekmek parası için vatandaşımız Avrupa’ya gitmenin yolunu aramayacaktı. Belki Avrupalı buraya gelmeye çalışacaktı. Ama olmuyor, bir türlü bu beladan kurtulamıyoruz.

Bu terörü kendi halinde doğulu Müslüman kardeşler mi istiyor? Hayır, onlar ekmek parasını temin etmenin peşinde. Ayda 800 lira kazanabilmek için Adıyaman’dan Rize’ye gelip çay toplayan ve sele kapılıp hayatını kaybeden Adıyamanlı gencin derdi bölücülük değil, kendisini ve ailesini geçindirmekti. Günde 30 lira kazanma uğrunda iğreti iskeleden düşüp canını veren gencin amacı sırtına bir gömlek alabilmekti, bölücülük değil. Bu kavmiyetçilik bir asırdan fazla bir zamandan beri bizi yiyip tüketiyor. İlk lanet, ilk haram faşizmdir, ırkçılıktır, kavmiyetçiliktir. Şeytan kendisinin insandan üstün olduğunu ileri sürdüğü için Allah’ın lanetine ebedi uğradı. Her ırkçı, insana karşı şeytanın yanında yer almış sayılır. Onun için Mehmet Akif, “Fikr-i kavmiyeti şeytan mı sokan zihninize” dizesiyle bu beladan yakınıyor.

Aklımızı başımıza alalım, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü 72 milyon hep kardeşiz. İslâm’da ırkçılığın olmadığını gönlümüze kazıyalım. Gönül birliğiyle bu gece Allah’a yalvaralım ve bizi bu tefrika belasından kurtarmasını niyaz edelim. Barışa, huzura ihtiyacımız var. Sadece terör değil, bir yandan da dünyanın her yanında afetler yaşanıyor. Rize’de sel suları ve heyelan 13 canı sürükleyip götürdü. Pakistan’da sel evleri yıktı, binlerce insanı yuttu. Dünyanın çeşitli yerlerinde afetler oluyor.

Ülkemizin huzura ihtiyacı var

Bunlar doğal olaylar ama her şey Allah’ın buyruğuyla, yasasıyla olmaktadır. O isterse, afet olacak olayları nimete, fırtınayı hayat bahşeden tatlı rüzgâra, tayfunları doğaya can veren ölçülü yağmurlara çevirebilir. Rahman Suresi’nde “Allah göğü yükseltti, dengeyi koydu. Siz dengeyi bozmayınız” buyurulmaktadır. İnsanlar davranışlarıyla evrendeki dengeyi bozmamalıdır. Dengenin bozulması felaketlere sebep olur. Geceniz mübarek olsun.

KADİR SURESİ

1- Biz o(Kur’ân)ı Kadir Gecesi’nde indirdik. 2- Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen nereden bileceksin? 3- Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır. 4- Melek(ler) ve ruh, o gece Rablerinin izniyle her iş için iner de iner. 5- Esenliktir o, ta tan yeri ağarıncaya kadar.

HZ. PEYGAMBERİN HİCRETLERİ

Mescid-i Nebevi’nin yapımında Peygamber de çalıştı, taş taşıdı

Bugün Mescid-i Nebevi’nin (Peygamber Mescidi) içinde Peygamber’in, Ebubekir’in ve Ömer’in kabri bulunuyor.

MEDİNE’YE gelen Allah Elçisi, ilk olarak bir mescit yapılmasını düşündü. Devesinin ilk çöktüğü arsayı bu iş için uygun gördü. Bu arsa ensardan iki yetim çocuğa aitti. Hz. Peygamber, burayı satın almak istedi. Çocuklar, burayı hediye etmek için ısrar ettilerse de Allah’ın Elçisi kabul etmedi, kendi kesesinden sekiz dinar verip burayı satın aldı. Mescidin inşasında kendisi de müminlerle birlikte çalıştı, taş taşıdı, müminleri çalışmaya teşvik etti: “Allahım, ahiret yaşamından başka yaşam yoktur. Ensar ve muhacirlere yardım eyle, onları bağışla” diyordu.
İbn Sad’ın kaydına göre, Hz. Peygamber’in hicretinden önce Esad ibn Zürare, arkadaşlarıyla bu arsada namaz kılardı ayrıca cuma namazlarını da burada kıldırırdı. Mescidin inşasına başlandı. Ensar, muhacir ve diğer gönüllü kimselerin de katıldığı kalabalık bir işçi-usta topluluğu tarafından yürütülen çalışmalar sonunda mescit kısa sürede bitirildi. Yaklaşık 1.5 metre derinliğindeki temelleri taştan, üstü kerpiçten yapılan mescidin hurma dallarıyla örtülü tavanı, yine hurma direkler üzerine oturuyordu. Üç kapısı vardı, kıblesi de Kudüs’e doğruydu.

Resulullah, önceleri bir hurma kütüğü üzerine çıkarak cuma konuşmasını yapardı. Bir zaman sonra Resulullah’ın isteği veya ashabın, cemaatin kalabalıklaştığını ve arkadakilerin onu göremediklerini bildirmeleri üzerine, birkaç basamaklı minber yapılarak mescide yerleştirildi . Hicretten 16 ay sonra kıblenin yönü Kabe tarafına çevrildiği zaman, güneydeki kapı kapatılarak burası mihrap yapıldı. Kuzeydeki duvardan bir kapı açıldı. Namaz kılınan yerin üzeri açıktı.

HASET İslâm’la ve imanla bağdaşmaz

HASET etmek asla doğru değildir. Yalnız iki kişiye haset etmek caizdir. Allah’ın verdiği malı Hak yolunda harcayan kişiyle Allah’ın verdiği ilmi uygulayan ve başkalarına da öğreten kişi. (Buhari, İlm: 15; Müslim, Müsafirin: 268). Bu hadiste kastedilen haset, Türkçe’de imrenme dediğimiz gıptadır. Yoksa birinin elindeki nimeti çekememek, o nimetin gitmesini istemek şeklinde, asıl kendi anlamındaki haset, İslâm’la ve imanla bağdaşmaz. Ebu Kebşe’nin rivayet ettiği bir hadiste bu husus daha da açılmıştır: “Bu ümmetin durumu, şu dört kişinin durumuna benzer:

“Bir adam ki Allah ona mal ve ilim vermiştir, o da ilmine göre malını kullanmaktadır. Bir adam ki Allah ona ilim vermiş, mal vermemiştir. Allah’a ‘Ya Rabbi, falanınki gibi benim de malım olsaydı ben de onun yaptığı gibi yapardım’ diye dua eder. O da ötekinin sevabına erer. Sevapta ikisi eşit olur. Ve bir adam ki Allah ona mal vermiş, ilim vermemiştir. O kimse malını Allah’a isyan yolunda harcamaktadır. Ve bir adam ki Allah ona ne ilim vermiş, ne de mal vermiştir. Allah’a der ki: ‘Falanın malı gibi malım olsaydı, onun yaptığı gibi malımı günah işlerde harcardım’. İşte o ikisi de günahta eşit olur.” (İbn Mace, Zühd: 26; Tirmizi, Zühd: 17).
Ekleyen Diyar

Bir önceki yazımda « makalem var. Okumanızı tavsiye ederim.
ETİKETLERİM : ,

Benzer Yazılar


sohbet.org

Sohbet.ORG Gizlilik Yasal Uyarı Sözleşmesi Sohbet sitemizin yasal ve telif ...

admin
0

Uzun zamandır beklenilen WhatsApp sesli arama özelliği sonunda ...

admin
3
mobil chat

Arkadaşlar şimdi sizlere adroid telefonumuzdan sohbet sitelerine nasıl ...

seker
6

YORUMLAR




Yorumlar (8 Yorum)

Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?