Günün birinde, bir çiçekle su karşılaşırlar ve arkadaş olurlar.
Çiçek bu arkadaşlıktan o kadarmutludur ki zaman içinde Su'ya aşık olur.
ıçi içine sığmaz olur,ilk kez aşık olmuştur.
Bu sevgisiniherkesle paylaşmak ister,
etrafa güzel kokular saçmaya başlar.
Bir süre sonra Su da Çiçek'e karşı bir şeyler hissetmeye başlar
zamanla far keder ki o da aşıktır. Suda ilk kez aşık olmaktadır.
Sevgisini nasıl anlatması gerektiğini bilememektedir.
Günler birbirini kovalar ve Çiçek
"Acaba Su beni sevmiyor mu" diye düşünmeye başlar.
Su sevmesine rağmen ilgilenmemektedir.
Dayanamaz çiçek bir gün ,
"Seni seviyorum Su" diye seslenir.
Su "Ben de seni seviyorum" diye cevap verir.
Aradan zaman geçer ve Çiçek gene Su'ya, " Seni Seviyorum" der.
Su, "bende seni" diye cevaplar.
Çiçeksabırlıdır... Bekler, bekler, bekler.
Artık öyle bir hale gelmiştir ki, etrafa koku saçamaz olur.
Ve son kez Su'ya " Seni seviyorum" diye seslenir.
Su'da, "Sana söyledim ya, ben de seni seviyorum"
-
Admin
-
27.01.2009 09:23:58
Sormuslar bir bilgine: HAYAT ne? diye Demis bilgin; iki yönlü bir yol devam eder bilinmeze. Sen görmemezlikten gelsen de vardır bir yoldas her kösesinde Bazen cıkarsın zorlukla dar bir yokustan bazen de asarsın dertleri sanki ucuyormus gibi inerek buradan.
Peki, ASK nedir? Demis biri Kalbine sıgmayacak kadar genis,yüce Dedikodusunu yapamayacagın kadar saf,temiz, kokusunu alamayacagın kadar uzak hayal edemeyecegin kadar yakın...
Ya KORKU nedir? Diye atılmıs digeri Bir yagmur damlasındaki barut kokusu. Belki de saklanılan bir hayal yontusu ya bir kücügün haykırırısı, ya da yüregi yaralı bir kusun feryadı....
Peki ya UMUT nerededir? Diye atılmıs bir umut avcısı. Bilinmezde degildir bilirim, demis yerini kaygılı ve tasalı. Aradın bosuna heryeri ama unuttun en kolay yeri besbelli bunu derken isaret etti insanın en derinden yaralanan yerini...Yuregini..
Peki DOST kimdir? Diye sormus biri. Demis; paylastın mı sevgini, korkunu, ümidini ve yenilgini, verdin mi destegini, sordun mu halini, yolladın mı yüregini, agladın mı onun gibi.
Hissettin mi DOSTLUGU? Demis digeri. Bilgin demis: Karsılıgı olmadan verilir mi hic yürekteki sevgi? Dostluk dedigin; tek bir ruhun, iki ayrı bedende dirilmesi...
MUTLU SENLER..SAGLIKLI YILLAR HEPINIZE...
-
Admin
-
01.01.2009 12:35:51
Yeni bir tutkuyu kaldıramaz o Yeni bir aşk öldürür ceylanı O sevdi mi çocuklar gibi sever Sen olsan ateşe verirsin tarlanı Çiçeklerini yerle bir edersin O bir duvar dibinde yatar sessizce Düş gibi görür inen akşamı Kelebekler yanaklarından öper O sevdi mi rüzgâr gibi sever Sen olsan yere çalarsın şapkanı
Yeni bir tutkuyu kaldıramaz o Yazık olur küçücük saçlarına Doyamadan gider derenin Işık beyazı çakıl taşlarına O sevdi mi yüreği bakakalır Sen olsan yeniler giyip gezersin Belki bir günde harcarsın paranı O yemeden içmeden kesilir Sevdiğini bir üzse bin üzülür Sen olsan üzersin sevdiğini O günde bin kere ipe çekilir... Afsar timucin
-
Admin
-
20.12.2008 08:21:39
Ruhum secde eder iken hakka Yüreğim mabedinde kıbleni arar Ne zaman mey sunsam o harabatta Niyedir bilinmez sakisi ağlar
Sana tövbeleri mi şaşırdım yoksa şarapla mı aklıma geliyorsun sen Ne zaman kadehim mey ile dolsa Yar diye bükülür yüreğim, bilsen…
Dilenmek onurumu kırmıyor inan Yoksulluğum aşkadır, fakirlik başka Çoraklığım özlemine yağmurun Ah bir yağsan…
Gönlüm senin orucuna çok niyet etti Olmasaydı meyhanesi darıdünyanın Vursaydık kadehleri deseydik yetti Vuslatı olacaktı sana zaafımın
ıftarı bulamayan oruçlarımda Bozdum tövbelerimi isyanlarımla Madem olamıyorum ben mihrabında Yıktım camilerini aşk mimarımın!
Sevinç ınal
-
Admin
-
20.12.2008 05:37:04
Seni değil görsem de tek, Hayalini çiçeklesem. Hem güneş, hem ay bilerek, Seni beklesem, beklesem.
Gönül sevgi denen çağda, Hangi tılsım var bu bağda. Yazın kırda, kışın dağda Seni beklesem, beklesem.
Ölüm gözlerimde solsa, ıçim mısralarla dolsa Ne gün olsa, ne yıl olsa; Seni beklesem, beklesem.
-
Admin
-
20.12.2008 05:31:25
|
Ben Bir Öğretmenim Ben bir öğretmenim, Ayşeli,Fatmalı,Ahmetli... Nice yüzler tanıdım. Hepsini bıraktığım yerde Kendimden de bir parça bıraktım.
Aklım Abdullah`ta kaldı... Eline yakışmayan sopasıyla Üç beş koyunun peşinde Gördüğüm günden beri.
Aklım Yusuf`ta kaldı... Ocakta ısıttığı suyu Hasta anacığına çorba diye içirip, Sökülmüş önlüğüne çatal iğneden Medet umduğunu Gördüğüm günden beri.
Ya sen nazlı Elifcik! Kardeşinin beşiğini sallamak Körpecik ellerine mi düştü?
Aklım Ayşe kız da kaldı... Muhtar oğluna isterdi hep. Okulun bitmesini beklerdi. Ah zavallım! Bilmem gücün yetti mi? Ananı babanı ikna ettin mi?
Ya öksüz Seherim ne yapar şimdi kim bilir? Kol kanat olmakta mıdır hala iki kardeşine? Ne hayaller kurardı ileriye dönük. Kaçını gerçekleştirdi bilinmez... Çilli çilli güleç yüzü, Kara kara bakan gözü, Aradan başka Seherler geçse de silinmez. Elimde değil, silinmez. Çünkü ben bir öğretmenim. Sadece birkaçını saydım. Ayşeli,Fatmalı,Zeynepli... Nice yüzler tanıdım. Hepsini bıraktığım yerde Kendimden de bir parça bıraktım.
Güzel
-
Admin
-
24.11.2008 06:54:45
O durmadan kaçıyor; Sen ardından gitmiyorsan;
O günün her saatinde saklanıyor, Sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;
O sana acıların en büyüğünü tattırıyor, Sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;
Boşuna aldatma kendini, Onu sevmiyorsun demektir.
Elindeki içki kadehinde, Dudağındaki sigarada , Okuduğun kitapta, Mırıldandığın şarkıda, Söylediğin şiirde, Gördüğün rüyada Ve yaşaman icin Ciğerlerine doldurduğun havada O yoksa; Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan; Onu sevmiyorsun demektir.
Renkler onunla değerlenmiyorsa, Örneğin; onsuz kırmızı kırmızılığının, Mavi maviliğinin farkında değilse, Beyaz yalnız o giydiği zaman Güzelliğini haykırmıyorsa, Sabahları onu görünceye kadar Güneş doğmuyorsa Ve onsuz gökyüzü geceleri Aya, yıldızlara hasret değilse Onu sevmiyorsun demektir.
Sokakta gördüğün her yüzde Ondan birşeyler aramıyorsan, Güzel bir manzara, Hüzünlü bir musiki onu hatırlatmıyorsa, Uykudan uyandığın zaman Yaşamakta olduğundan önce Onu hatırlamıyorsan, Omuzlarına dökülmüş saçları, Bir sis perdesinin ardında Her zaman gülen, Işık sacan gözleri Aklına gelmiyorsa, Durup durup avuçlarının Sıcaklığını özlemiyorsan; Onu sevmiyorsun demektir.
Dünyada yaşıyan öteki insanların Senin için hâlâ bir değeri varsa , Ona karşı tutumunu Toplumun köhne ve manasız Kura
-
Admin
-
22.10.2008 04:51:41
Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine, ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim. Sen yoktun...
Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi, her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış her kaldırım taşında senin adını aradım. Sen yoktun...
Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı. Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken beni enkazın altından çekip alacak elini aradım. Sen yoktun...
Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra, kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi. Sesimi duyacaksın diye bekledim. Sen yoktun...
Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi, geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni. Sen yoktun...
Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun beni çekip almasını istedim. Olmadı. Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye. Sen yoktun...
Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı. Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim. Hayat; merhaba de
-
Admin
-
22.10.2008 04:46:21
Kulaklarım adını hiç duymamış Ve hiç tekrar etmemiş, isminin ilk hecesini, Yalçın kayalarda akislenen seda gibi Düşün ki, Düşüncelerimde hiç olmamışsın sen Uğultusu avuçlarımda kalan rüzgar gibi geçmişsin. Ay ışığına hasret yakamozlarının vuslatıymış, Tam yerine ve tan yerine vuran o umutlarının gölgesi... Düşün ki, Bir sigara içimlik vakitmişsin, Ciğerime ecza diye dolan Ya da uğrak bir, giderlemeyen efkâr kahvehanesi... Düşün ki, Bardakta eriyen; ebediyen beklemekmiş, şeker sanılan Kırık bir sandalyeymiş umutlarımı yasladığım... Düşün ki, Bir uçurum dibiymiş, bakışlarındaki o mana Oyuncaksız kalmasıymış bir çoçuğun Ya da bir annenin yavrusuna hasreti... Düşün ki, Yanık bir Anadolu türküsüymüşsün, Çeşme başındaki güzel kızlara inat Ve inat, gurbetin tüm güzelliklerine... Düşün ki, Gam yüklü duvarda asi, kırık bir aynaymışsın Hep yarım, hep eksik, hep mahçup.. Ayna karşısında kırık bir bakış, Kaybolan diğer yarısındaki tılsım.. Bir yağmur olmuşsun Ve tanelerin düşermiş pembe düşlerimin düştüğü yere.. Düşün ki, bir orada bir burada Bir gurbette bir sılada ısminin yalın, yanlızlığımın çoğul halinde.. Ve arkasına saklanmış binlerce yürek O binlerce yürekten düşen..Tek bir düş Ve ılık bir nefesinde üşümüş... Düşün ki, Uzak hatıralarım kalmış sende Tek kişilik bir Ask Gurbete bir tren bileti Ya da yarası,
-
Admin
-
22.10.2008 04:33:42
Sevinci kapıştılar taşımayı bilmeden, şimdi bilen yok, nerede oturuyor. Köyün delisi Hüzün, yalnız kaldı yollarda Adam-adam, sınıyor, arıyor yoldaşını.. Kıskandıran özlemi, yüzünden okunuyor.
Görünüp siliniyor o günden beri. Sevinç bin an gözlerde, dudaklarda. Yerini sevgilisi Hüzün'e bırakıyor. Sevinç'se, uzaklarda hep uzaklarda.. şöyle bir görünüyor, hemencecik uçuyor.
ışte o günden beri gözlerde, dudaklarda Hüzün, aramaktadır, yitik yavuklusunu. O günden beri Sevinç yerinde durmaz Ve kişiliğini ararken uzaklarda O günden beri kimliksiz hüzün olmaz...
Özdemir ASAF
-
Admin
-
22.10.2008 04:31:08
Sayfa: 1 2
|
|
|